
Aromaterapi!
Merhaba arkadaşlar!
Kokuların direkt olarak duygularımızı etkilediğini biliyor musunuz? Mesela şöyle güzel kokan taze kurabiye, ekmek veya yeni budanmış çiçekler aklınıza gelsin. Hemen duygularınızın değiştiğini göreceksiniz. Tabi bunun tam tersi de olabilir. Aklına kötü kokuları getir. Bu arada başka önemli bir konu: kokuların bizim duygularımızı etkilemesinin yanı sıra ruh halimizi de etkilediğini biliyor muydunuz ? Üzerimizdeki stress ve bununla birlikte uyku düzenimiz konusunda da katkıları bulunmaktadır! Örneğin aroma terapi ile ilgili yapılan araştırmalara göre , limon kokusunun konsantrasyonumuz üzerinde, nane kokusunun ise atletlerin kan dolaşımı performanslarını arttırma konusunda oldukça yardımcı oldukları saptanmıştır!
Nane şekeri genellikle canlandırıcı bir etki verir! Nane şekeri sabahları alındığı zaman beyinde canlanma yaratır. Mesela sporcular daha fazla koşar ve daha çok hareket ederler. Giyinirken manşetlere bir kaç damla nane esansı damlatmak, denenebilir!
Yasemin uyumaya yardımcı olur. Yasemin kokusu gece boyunca güzel bir şekilde uyumak ve ertesi sabah ise dinlenmiş olarak kalkmak açısından oldukça yardımcı olur. Başucunuza biraz yasemin yağı koyabilir veya yastığınıza bir kaç damla yasemin yağı damlatabilirsiniz.
Lavanta çoğu zaman rahatlatır. Lavanta kokusu kalp atışını hızlandırmaktadır. Sabahları yataktan kalkarken kokladığın lavanta senin kendini gün boyu enerjik hissetmeni sağlayacaktır. Ders aralarında burnuna gelen o güzel lavanta kokusu ise senin yeniden kendini şarj etmen konusunda oldukça etkili olacaktır. Japonlar yaptıkları araştırmalar sonucunda lavantanın öğleden sonra üzerimizde olan konsantrasyon eksikliğine de çok iyi geldiğini söylemektedirler!
Vanilya kilo verme konusunda yardımcı olmaktadır. Araştırmalara göre vanilyanın tatlı yeme ihtiyacının yerini tuttuğu söylenmektedir. Ama kilo almadan. Bu aç karna koklanması gereken bir koku değildir. Koklandığı taktirde karnın acıkmasına yol açmaktadır. Ama eğer güzel bir öğle yemeği yenmiş ise, canınızın istediği tatlı ihtiyacına karşı çok da iyi geldiğini göreceksiniz.
Çevre konusu, bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de önemi gittikçe artan ve insanların gün geçtikçe daha fazla dikkatini, ilgisini çeken bir konu heline gelmiştir.
İnanıyorum ki, doğanın dengesi sevgi ile korunur. Bu anlamda bir sevgi zinciri oluşturmalıyız. Çünkü doğayı seven yaşamı sever; yaşamı seven doğayı sever. Dünya bize dedelerimizin mirası, torunlarımıza emanetdir. Teknik ilerleme sonunda, insanların yaşadıkları ortamda, havanın, suyun, kirlenmesi, sağlığa aykırı bir hal alması "Çevre kirlenmesi" olarak adlandırılıyor. Çevre kirlenmesi son yıllarda bütün dünyayı kaygılandıran bir sorun haline gelmiştir. Bu alanda uluslararası işbirliğini sağlamak üzere 1976'da Birleşmiş Milletler örgütü içinde çalışmalara başlamış, bu arada 5 Haziran Dünya Çevre Günü olarak kabul edilmiştir. Yurdumuzda da Türkiye Çevre Sorunları Vakfı kurulmuştur.
Çevreyi korumak, çevreyi tanımak ve öğrenmekle olur. Çevre kirliliğini azaltmak için en iyi çözüm atıkların sanayinin hammadde gereksinimini karşılamada kullanılmasıdır. Örneğin, kullanılmış şişe ve camlar, metal, kağıt ve plastik atıklar bu maddelerin yeniden üretiminde hammadde olarak kullanılabilir. Çevre kirliliğini azaltmak için en iyi çözüm yollarından biri de çevre korunmasında insanların eğitilmesidir.
Çevrenin korunmasında gerekirse yasal düzenlemelere de gidilebilir. Çevremiz yaşamımızı sürdürdüğümüz ortamdır. Bu ortamı bozmaya, kirletmeye kimsenin hakkı yoktur.
Çevreyi hep beraber koruyalım. Bu konuda çalışan kuruluşlara yardım edelim. Unutmayalım en iyi teknoloji, çevreyi en az kirletendir.

SİHİRLİ FORMÜLLER! Selam kızlar! Nasıl gidiyor tatil? Kış ayları boyunca yapmak isteyip de yapamadıklarınız için artık bol bol vaktiniz var. Bütün bunlar için bir plan yapmayı ihmal etmeyin. Bir de bakarsınız ki yaz gelip geçmiş bile...
Bu arada kendinize ve sağlığınıza da özen göstermeniz gerekiyor. Sadece kış aylarında hastalanmayız. Yaz aylarındaki güneş çarpmaları, terlemeler sonucunda baş gösteren hastalanmalar, klimanın yan etkileri, aşırı yorgunluk da yazın bizi olumsuz etkileyen sebeplerdendir.
İşte size uymanızı tavsiye ettiğimiz ve evde ailenizle payalaşıp çok kolay uygulayabileceğiniz mucizevi etkileri olan doğal bir kaç öneri:
GENÇLEŞTİRİCİ Bu sihirli karışım kişiyi zinde tutuyor. Bakalım karışımı tüketmeye başladıktan iki gün sonra etkisini görmeye başlayacak mısınız? Vücuttaki toksinlerin atılmasını sağlayan karışım, karaciğer yağlanmasına karşı da büyük etki sağlıyor. Bu da büyükleriniz ile paylaşabileceğiniz önemli bir bilgi.
GENÇLEŞTİRİCİ FORMÜL MAZLEMELERİ -15-26 sap maydanoz -2 yemek kaşığı taze limon suyu -Yarım bardak su Maydanoz, limon ve suyu karıştırıp blender dan geçirin. Hazırladığınız bu karışımı sabah kahvaltısından 15 dakika önce için. 15 gün boyunca her sabah düzenli olarak tüketin. İkinci günden itibaren daha dinç ve zinde hissedeceksiniz.
UNUTKANLIĞA MUCİZE FORMÜL Bir ay taze sıkılmış havuç suyu uygulayacaksınız. Bunu gündüz de içebilirsiniz. Sonra bakın nasıl da zehir gibi bir hafızaya sahip oluyorsunuz...
SUPER ENERJİ FORMÜLÜ Kendinizi yorgun ve bitkin hissediyorsanız ve özellikle zihin probleminiz varsa, işte size hiç bir yerde bulamayacağınız çok özel bir formülün tarifi.
SÜPER ENERJİ FORMÜL MALZEMELERİ -Demeleme çay ( anacak çok demli olmayacak, açık olacak ve poşet çay olmayacak ) -10-12 sap kuru karanfil
SÜPER ENERJİ FORMÜLÜ HAZIRLANIŞI Demlenmiş çayın içine kuru karanfilleri atın. 2-3 dakika bekleyin ve için. İçtikten 10 dakika sonra saçınızın kökünde dahi kıpırdanmayı hissedeceksiniz. Yorgunluğunuzun buharlanıp gittiğini belirgin bir şekilde farkedeceksiniz. Dinçleştiren ve üzerinizdeki yorgunluğu alan bir formül. Bunu mutlaka anne ve babanızla paylaşın size dua edeceklerdir.
Yaz süresince sizinle edindiğimiz bilgileri paylaşmaya devam edeceğiz.
Şimdilik hepinize sağlıklı günler diliyoruz.
|
 |

MUHTEŞEM PANDALAR!
Merhabalar,
Hadi biraz Pandalar hakkında bilgi edinelim!
Coğrafyacılar tarafından Panda’nın ilk keşfedildiği tarih, 2000 yıl kadar önceye dayanmaktadır. Siyah ve beyaz tüyleri ve sakin tavırları ile alışılmışın dışındaki bu hayvanlar sadece ot ile beslenirler. Çinlilere göre Pandalar barış ve arkadaşlığın sembolüdür. Dünyanın geri kalanına görede çok sevimli ve hayranlık uyandıran bir hayvandır.
Bugün,yaşadıkları doğal ortamda sayılarının binden daha az olduğu düşünülmektedir. Pandalar sadece bambu yer ve tek başlarına yaşarlar. Hernekadar Çinde 300 çeşit bambu bulunsada Pandalar sadece bunlardan 10-12 çeşidini yerler. Günde ortalama 14 saat kendilerine yemek arayarak geçiren Pandalar, ortalama 25 kilogram bambu yerler.
Bazen Pandaların çimen, ağaç kabuğu, sap, yaprak, asma, mantar yediği görülmesi ile birlikte kimi zamanda bambu köklerinin arasından fare yakaladıklarıda görülür. Pandalar kış uykusuna yatmazlar. Bambu yiyerek vakit geçirirler.
Bir Panda ortalama 200 kilogramdır. Erkek Pandalar, dişi Pandalar’dan daha fazla kiloludurlar. Yakalnmış ve belirli bir ortamda yaşatılan Pandalar’dan ömürlerinin ortalama 25 yıl olduğunu görüyoruz. Ama doğal ortamda yaşayan pandaların ortalama nekadar yaşadıkları hakkında hiçbir bilgimiz bulunmamaktadır.
Pandalara en yakın diğer tür, Hindistan, Çin ve Nepal’de görülen Kızıl Pandalardır. Kızıl Panda ufak, ağaçlarda yaşar ve genellikle kanını doyurmak için kök, meyve, fındık-fıstık ve böcek yer. Birçok bilim adamı Pandaları ayıdan çok, rakun ( ayıya benzer kuyruğu alaca halkalı olup ağaçta yaşayan bir Kuzey Amerika hayvanı )olarak tanımlarlar.
İlk Pandalar bundan 1-3 milyon yıl öncesinde buz çağında bulunmuş. Panda fossillerine Burma, Vietnam ve Çin’de rastlanmaktadır. Bugün Pandalar doğal ortamlarının iyi sağlanmasından dolayı nesillerinin yok olması ile karşı karşıya bulunmaktadırlar. Yapılması gereken en önemli tedbirin ormanların yok edilmesini engellemek olduğudur. Yoksa Pandalar için başka hayatta kalıp türlerini devam ettirme şansı bulunmamaktadır.

Güzel Kelebekler!!
Selam kızlar,
İşte size kelebekler ile ilgili bir takım merak ettiğiniz sorular... tabiki cevapları ile birlikte!
"Kelebek" kelimesinin kökeni nereden geliyor?
Bu kelimenin kökeninin nereden geldiğini bilen pek kimse yok. Büyük bir ihtimalle ingilizce tereyağ kelimesi butter’ın , Avrupalı bir kelebek çeşidi olan sulphur’un rengine benzemesinden dolayı çıktığı düşünülmekte.
Bir kelebek ile bir güve arasındaki fark nedir?
Hernekadar kelebekler ve güveler birbirine çok benzese de, aralarında birçok fark vardır. Birçok kelebek gün boyunca uçar ama güveler gece uçarlar. Bir kelebeği, bir güveden ayırmanın en kolay yolu, ilk önce antenlerine bakmaktır. Birçok kelebek, kanatları kapalı ve dik halde dinlenmeyi tercih ederken güveler, kanatları açık ve düz olarak dinlenirler. Birbirlerinden ayıran başka bir özellik ise , kelebeklerin parlak şaşaalı kanatları varken güvelerin, daha mat kanatlarının olmasıdır.
Bir kelebek nekadar yaşar?
Yaşlı bir kelebek ortalama bir ay kadar yaşar ama birçok kelebek doğal ortamda meydana gelen tehlikelerden dolayı daha kısa bir hayata sahip olurlar. Ufak kelebekler bir hafta civarı yaşadıkları halde bazıları çok nadirde olsa, dokuz aya kadar bir yaşam sürdürebilirler.
Kelebekler geceyi nerede geçiririler?
Geceleri yada fırtınalı havalarda birçok kelebek, bir yaprağın altına, çimenlerin arasına yada kayaların oyuklarını kendilerine siper alarak uyumayı tercih ederler.
Kelebekler yumurtalarını nereye bırakırlar?
Birçok kelebek yumurtalarını tırtıllar tarafından yenilen bitkilerin üzerine bırakırlar. Bazı çeşit kelebekler yaprakların üstüne, bazıları altına bazıları ise tam arasına bırakırlar.
Kelebekler ve güveler ne yerler?
Kelebekler ve bazı güveler bir tübe benzer olan hortumları ile beslenirler. Bu yüzden besinlerinin sıvı halde olması gerekir. Başlıca besin kaynaklarından biride çiçek nektarıdır. Bazı kelebekler ise ihtiyaçları olan besinleri toprakdan yudumlamak için çamur birikintilerine giderler.
Eğer bir kelebek kanadına dokunursanız, kelebeğe zarar verirmisiniz?
Bir kelebeğin yada güvenin kanadına deydiğiniz zaman, parmaklarınıza birtakım tozlar bulaşır ve kelebeklerin uçmasına yardımcı olan kanatlarına zarar vermiş oluruz. Genellikle bir kelebek kanadına dokunmak çok iyi bir fikir değildir.
Kelebekleri kurtarmak için neler yapabiliriz?
Tabiki onlara yardımcı olabileceğimiz şeyler var. İlk başta güve ve kelebek kolleksiyonu yapmaktan vazgeçmeliyiz. Onların beslenmelerine yardımcı olan bitkiler yetiştirmeliyiz. Araştırıp,güveler ve kelebeklerin neler yediğini bulmalıyız. Eğer kelebek türünün sona ermesini istemiyorsak, doğal ortamalarına zarar vermememiz gerekmektedir.
Chamaeleonidae familyasını diğer kertenkelelerden ayıran en önemli özellik, ayakların, dilin ve gözlerin alışılmadık biçimleri ve renk değiştirme özelliğidir. Vücutları yanlardan basıktır. Dilleri boylarının yaklaşık 1-1,5 katı uzunluğunda, hareketli ve yapışkandır. Gözler bağımsız hareket eder, biri yukarı bakarken diğeri aşağıya bakabilir. Göz kapakları kalındır. Kolaylıkla renk değiştirirler. Derilerini sarı, yeşil tonları, kırmızı tonları, kestane rengi ve siyaha çevirebilirler, benekler, çizgiler oluşturabilirler. Uzunlukları 8-60 cm. arasında değişse de genelikle 30 cm. civarındadır. Çok yavaş yürürler. Ayakları ve kuyrukları dalları kavrayabilir.
En çok yumurtalayarak üreme görülür. Çiftleşmeden sonra 3-6 hafta içinde yumurtalar dişi tarafından açılan çukurlara bırakılır.
Bukalemunlardan bazıları doğurarak bazıları ise partenogenetik yolla ürerler. Partenogenetik yolla üreme şu ana kadar Chamaeleonidae'dan Rhampholeon boulengeri türünde görülmüştür. Bu türün dişi bireyleri erkeğin spremlerine ihtiyaç duymadan döllenmemiş yumurtadan yavru üretebilirler. [1]
Genellikle çekirgeler, mantidler,sinekler cırcırböcekleri ve diğer böcekleri yer ama daha büyük bukalemunlar, küçük kuşlar ve diğer kertenkeleleri de yiyebilmektedir.

Hayvanlar hakkında merak ettikleriniz!
Merhabalar! Hayvanlar dünyası içinde bir çok sır barındırır. İşte size merakınızı açıklayacak bazı cevaplar.
Avusturalyalı bilim adamları köpeklerin bazılarının sol, bazılarının sağ, diğer geri kalanlarının da iki elini de aynı anda kullanabildiklerini açıklamışlardır. Çalışmalara göre köpeklerden hem sağ hem de sol elini kullanabilen türlerin havai fişek atışlarından ve gök gürültüsünden çok fazla korktukları bilgisi ortaya çıkmıştır. Eğer köpeğinizin sol elini mi, sağ elini mi yoksa her iki elini mi kullandığını merak ediyorsanız , yemeğini yerken hangi eli ile yemek kabını tuttuğunu inceleyerekten bunun cevabını öğrenebilirsiniz. Hiç olmadı, en basiti... ondan bir pati isteyin!
Diğer merak ettikleriniz... Peki bunları biliyor musunuz?
Penguenlerin 2 metreye yakın zıplayabildiklerini...
Örümceklerin yaklaşmak için yeni muz yemiş kişileri seçtiğini....
Yunusların uyurken tek gözleri açık uyduklarını...
Japon balıklarının hafızalarının 3 saniye olduğunu...
Salyangozların 4 burnu olduğu ve ayaklarından nefes aldıklarını...
Koala ayılarının parmak izlerinin , insan parmak izlerine çok beğenzediği ve bir suç ortamında karışıklık yaratabileceklerini....
Kunduzların nefeslerini 45 dakika tutabildiklerini...
Arıların 5 gözleri olduğunu, bunlardan 3’nün ufak ve başlarının tepesinde olduğunu, diğer 2 tanesinin önde ve daha büyük olduğunu...
Bal arılarının kirpiklerinin olduğunu ve bunları daha fazla bal toplamak için kullandıklarını...
Yarasaların mağralardan çıkarken, hep sola doğru uçtuklarını...
Kutup ayılarının çoğunlukla solak olduklarını ve derilerinin aslında siyah olduğunu ama bu arada tüylerinin beyaz çıktığını ve şeffaf olduğunu...
Aslanların günde 17 saat uyuduğunu...
Zürafaların ses tellerinin olmadığını, boyunlarının çevresindeki havayı titreştirmeleri sonucunda iletişim kurduklarını, bir zürafanın bir attan daha hızlı koştuğunu ve istedikleri zaman bir deveden daha fazla susuz kalabildiklerini....
Kaplanların ylnız tüylerinin değil aynı zamanda derilerinin de çizgili olduğunu...
Bir filamingonun ancak baş aşşağı yemek yiyebildiğini...
Chow chow köpeklerinin dillerinin mavi olduğunu...
Okuduğunuz gibi, doğa içinde bir çok güzellikler ve sırlar bulundurmakta...

Hayvanlar hakkında merak ettikleriniz!
Merhabalar! Hayvanlar dünyası içinde bir çok sır barındırır. İşte size merakınızı açıklayacak bazı cevaplar.
Avusturalyalı bilim adamları köpeklerin bazılarının sol, bazılarının sağ, diğer geri kalanlarının da iki elini de aynı anda kullanabildiklerini açıklamışlardır. Çalışmalara göre köpeklerden hem sağ hem de sol elini kullanabilen türlerin havai fişek atışlarından ve gök gürültüsünden çok fazla korktukları bilgisi ortaya çıkmıştır. Eğer köpeğinizin sol elini mi, sağ elini mi yoksa her iki elini mi kullandığını merak ediyorsanız , yemeğini yerken hangi eli ile yemek kabını tuttuğunu inceleyerekten bunun cevabını öğrenebilirsiniz. Hiç olmadı, en basiti... ondan bir pati isteyin!
Diğer merak ettikleriniz... Peki bunları biliyor musunuz?
Penguenlerin 2 metreye yakın zıplayabildiklerini...
Örümceklerin yaklaşmak için yeni muz yemiş kişileri seçtiğini....
Yunusların uyurken tek gözleri açık uyduklarını...
Japon balıklarının hafızalarının 3 saniye olduğunu...
Salyangozların 4 burnu olduğu ve ayaklarından nefes aldıklarını...
Koala ayılarının parmak izlerinin , insan parmak izlerine çok beğenzediği ve bir suç ortamında karışıklık yaratabileceklerini....
Kunduzların nefeslerini 45 dakika tutabildiklerini...
Arıların 5 gözleri olduğunu, bunlardan 3’nün ufak ve başlarının tepesinde olduğunu, diğer 2 tanesinin önde ve daha büyük olduğunu...
Bal arılarının kirpiklerinin olduğunu ve bunları daha fazla bal toplamak için kullandıklarını...
Yarasaların mağralardan çıkarken, hep sola doğru uçtuklarını...
Kutup ayılarının çoğunlukla solak olduklarını ve derilerinin aslında siyah olduğunu ama bu arada tüylerinin beyaz çıktığını ve şeffaf olduğunu...
Aslanların günde 17 saat uyuduğunu...
Zürafaların ses tellerinin olmadığını, boyunlarının çevresindeki havayı titreştirmeleri sonucunda iletişim kurduklarını, bir zürafanın bir attan daha hızlı koştuğunu ve istedikleri zaman bir deveden daha fazla susuz kalabildiklerini....
Kaplanların ylnız tüylerinin değil aynı zamanda derilerinin de çizgili olduğunu...
Bir filamingonun ancak baş aşşağı yemek yiyebildiğini...
Chow chow köpeklerinin dillerinin mavi olduğunu...
Okuduğunuz gibi, doğa içinde bir çok güzellikler ve sırlar bulundurmakta...
Dünyayı Kurtar!"Çevre" kelimesi, doğal dünyadaki tüm elementleri kapasamaktadır. Bunun içine dünya, okyanuslar, gökyüzü, hava, bitkiler ve orada yaşayan hayvanlar da girmektedir.
Ayrıca içinde yaşadığımız ortamı, nasıl yaşadığımızı ve burada yaşayan insanları da içine almaktadır bu kelime. Çevre kirliliğinin en önemli sebeplerinden biri de sahip olduğumuz kaynakları yalnış kullanmamızdır. Günlük hayat içersinde kullandığımız bir çok madde doğal ortamımızı kirletmeye yönelik tehlike taşımaktadır. Bunlar ağaçlardan, petrolden, kumdan, sudan, toprak ve doğal kaynaklardan oluşan ve kendi kendini çok zor yok eden maddelerden yapılmaktadırlar. Bu tip maddeleri çevreye atarken onların doğal ortam içersinde kendilerini çok zor yok ettiklerini ve hatta edemediklerini bilmemiz gerekmektedir.
Çevre kirliliğini önleyebilecek ve doğanın yok olmasını engelleyecek bir takım öneriler nelerdir? İpucu ister misiniz?
Dişlerinizi fırçalayın ama musluğu kapatmayı unutmayın.
Seyredilmeyen televizyonu ve gereksiz yanan ışıkları kapalı tutun.
Duş alın, küveti doldurmaktan kaçının.
Okula yürüyün veya toplu taşım araçları ile gitmeyi deneyin.
Giymediğiniz kıyafetlerinizi çevrenizde ihtiyacı olan arkadaşlarınıza verin.
Atacağınız kağıtları bir kutuda biriktirin. Bunları toplayan ve onlardan tekrar kağıt yapan kuruluşlar ile iletişime girmek için ailenizi ve okulunuzu yönlendirin.
Yeşile destek veren bir organizasyona katılın ve bir fidan dikin.
Yerlere çöp atmayın.
Alışveri yaparken geri dönüşümlü ambalajlar ve paketler seçmeye dikkat edin.
İşte size çöpe attığınız ve hatta yerlerde gördüğünüz bazı malzemelerin kendilerini yok etme süreleri:
Pamuklu bezler: 1-5 ay
Kağıt: 2-5 ay
İp: 3-14 ay
Yünlü çoraplar: 1-5 sene
Sigara izmaritleri: 1-12 sene
Kağıt, plastik karışımı süt kutuları: 5 sene
Plastik çantalar: 10-20 sene
Deri ayakkabılar: 25 -40 sene
Sentetik kumaşlar: 30-40 sene
Teneke kutular: 50-100 sene
Alüminyum kutular: 80-100 sene
Plastik 6’lı kutu taşıyıcılar: 450 sene
Cam şişeler: 1 milyon sene
Plastik şişeler: Sonsuza dek...
İşte bu yüzden çevreyi temiz tutmak ve doğal ortamı korumak için elimizden geleni yapmalıyız. Tabi eğer kendimize ve bizden sonraki nesillere mutlu ve sağlıklı bir hayat bırakmak istiyorsak.

Test: hangi hayvansın?
Hepinize sihir dolu selamlar! Karakter olarak hangi hayvan san a daha çok benzemekte? Aşağıdaki test ile bunu anlayabilirsin!
Aşağıdaki soruları
A veya
B şıklarından birini seçerek cevaplayabilirsin...
1) Et mi seversin, sebze mi?
A Et
B Sebze
2) Sana kendini daha iyi hissettiren şey:
A Koşmak
B Şarkı söylemek
3) Erkek arkadaşın seni terketmek üzere ama bunu sana bir türlü söyliyemiyor:
A Onun elini tutar ve durumu çokdan anladığını söylersin.
B Fikrini değiştirmesi için onu ikna etmeye çalışırsın.
4) Uçmakdan korkar mısın?
A Hayır
B Evet
5) Sabah kalkdığında ilk yaptığın şey:
A Kalkar kalkmaz direkt olarak kahvaltı yapmak
B Sakin bir şekilde kalkıp, giyindikten sonra kahvaltı yapmak
6) Eğer yalan söylemek zorunda kalırsan bunu:
A Sevdiğin bir kişiyi üzmemek için
B Çıkabilecek sorunları engellemek için yaparsın
7) SKimsenin bulunmadığı bir adada tek başına kaldın! Yapacağın ilk şey:
A Kendine bir çadır yapmak için malzeme aramaya başlarsın
B Birilerinin seni duyabileceğini tahmin ederekden bağırmaya başlarsın
şimdi A cevaplarını saymaya başla!
6 tane A cevabın varsa : Aslan
Kuvvetli, korkusuz ve hayat dolusun! Çok meraklı ve ihtiras dolu bir yapın var. Çevrende olup biten hiç bir şeyi şansa bırakmıyorsun. Ufak bir defo:biraz rahat olmaya bak! En iyi fikirler beynin biraz rahatladığı zaman ortaya çıkar!
3 ile 5 arasındaki A cevapları için : Yunus
Hep neşeli olmaya çalışan, espiri dolu bir yapıya sahipsin. Bu da senin çok sevilen ve aranan biri olmana sebep vermekte! Ara sıra bir dur, düşün ve bir daha düşün! Allah’dan bazı zamanlar var ki, denizden fırlayan yunuslar gibi yeni fikirlere sahip oluyorsun. Ufak bir defo: bazen çok saf....ve hatta fazlasıyla iyi oluyorsun!
ve 2 arasında verilen A cevapları : Cır cır böceği
Fiziksel veya ruhsal açıdan hiç bir zorluğa gelmekden hoşlanmıyorsun. Ama şanslısın ki belirli bir dönem sonra, istediğin şeyi elde edebiliyorsun. Bu da sana çok büyük sakinlik veriyor. Ufak bir defo: çok fazla tembellik! Koltuğa bağlı kalarak önüne gelen bir takım fırsatlardan kendini uzak tutuyorsun!
« Önceki |